Eskil
ilçesi Tuz gölünün güneyindedir. Eskil’in eski merkezi olan ve II.
Kılıçarslan tarafından boşaltıldığı söylenen yerde harabe vardır. Şimdi
çoraklık ve bataklık içerisindedir. Bazı yerlerde üzüm bağları ve ağaç
kalıntıları görülür. Burası ile şimdiki Eskil’e bir ara (Eskil maa
Akçaşehir) deniliyordu. Bu harabelerin Akçaşehir denilen yerde olduğu
tahmin ediliyor. Frigyalıların Gordiyon-Arhelais (Aksaray) yolunun bu
harabenin (tersiakan) yörelerinde yer yer kaldırımlı kısımları
görülmektedir.
Burada
ayrıca bir tatlı su kaynağı vardır. Tersiakan suyunun bu Örenşehir’e
gittiği sanılmaktadır. Evvelden Eskil halkı yazın koyunlarıyla yaylalara
göçerler, kış aylarında çok geniş ve bol otlu Tuz Gölü çevresindeki
meralarda kamış ağıllar içinde hayvanlarını otlatırlardı. Eskil bölgesi
yer yer geniş oturma yerleriyle mamur şehir ve kasabalarla kaplı idi.
İyi bir ekin ve hayvan yetiştirme yeri idi.
Gayri
İslami devrelerde buralarda putperestlerin mabedleri, kitabeleri,
kilise, manastır, türbe, saray ve konakları hatta Mecusilerin
ateşgedeleri vardı. Buralarda Hititler’in,
Kapodokyalılar’ın,
Frigyalılar’ın, İranlılar’ın ve daha başka pek çok kavmin yer altı ve
yer üstü bina kalıntıları bize kadar gelmiştir.
Bizanslıların
dağılma zamanlarında buralardaki abide mahiyetindeki gayri İslami
eserler yerlere serilmiş halde idi. Birçok kiliseler, manastırlar,
türbeler harabeye dönmüştü. Selçuklular bu toprakları Türkleştirirken ve
Müslüman yaparken bu gayri İslami eserlerden istifade etmişlerdir.
Bunları birer taşocağı gibi kullanmışlardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder