ESKİL İLÇE EKONOMİ
İlçemizde
önemli ekonomik faaliyeti olan tarım, genelde doğal faktörlerin tesiri
altındadır. Ziraat ve hayvancılık faaliyetleri, toprak ve iklim
koşullarının denetiminde dağılım gösterir. Ova topografyasında bozulmuş
akarsu drenaj sahaları ile güneyde Obruk platosunda flüvyal aşındırma
sonucu çukur alanlar teşekkül etmiştir. Çevredeki derelerin çıkış ağzı
koşulların yetersizliği ve kontrol altında olmayan pınar sularının
etkisiyle bu çukur alanlarda toplanmak ve yüzeyde göllenmeye neden
olmaktadır. Bu alanlarda yıl boyunca taban suyu çok yüksektir. Hatta
bütün yıl boyunca görülen göllenmeler teşekkül etmektedir. Tuz gölü
çevresinde taban suyu yüksekliği çoraklaşma gibi olumsuz tarım
özellikleri oluşturduğu gibi, taban suyuna bağlı vejatif koşullara
sahip bitkilerin yetişmesini sağlayarak, geniş meralık sahalarda
teşekkül etmiştir. Bu sahalar, mera karakterinde olması sonucu da
küçükbaş hayvancılık faaliyetlerinin oldukça yoğun yapıldığı bir bölge
olmuştur.
Eskilin
batı ve güneybatısında tarlalar sondaj suyu ile sulanmaktadır.
Özellikle; 1963 yılından itibaren, yeraltı su rezervi kullanılmaya
açılmıştır. İlk yeraltı su imkânlarıyla sulama faaliyeti; Eskil
yaylaları, Güneşli ve Eşmekaya’da başlamıştır.
Kırsal
yerleşmede şekerpancarı ziraatı ile hızlanan su talebi yer altı
sularının kullanımı 1990-2000 yılları arasında % 100 oranında artmıştır.
Sulamalı ziraatın ürün rekoltesini artırması, kırsal nüfusun kazancını
da yükseltmiştir. Gelirin nispeten yükselmesi, makineli tarım için
araçların alınmasını sağlamıştır. Değişen hayat tarzları da, tüketimi
teşvik ederek beyaz eşya, otomobil gibi eşyaların teminini adeta zaruri
hale getirmiştir. Tarım ürünlerinden elde edilen gelir yükselmesi
özelikle şekerpancarı ziraatı ile süreklilik kazanmıştır. Şekerpancarı
ziraatının sulamalı metotla gerçekleşmesi de su talebini artırmış, ancak
mevcut su kaynakları ile su döngüsü potansiyeli arasındaki uçurumu
giderek büyütmüştür. Çiftçiler, çeşitliliği artan tüketim ürünlerinin
teminindeki ısrarları ile sınırlı gelir imkanları arasında kalarak,
şekerpancarı üretimini oldukça önemsemişlerdir.
Yeraltı
suyu ile yapılan sulamalar, ilkel oluklu kanal sistemleri ile
yapılmaktadır. Bazen, kuyu ile tarla arasındaki mesafe birkaç km.’yi
bularak, sızma ve buharlaşma sonucu sulamanın verimi düşmektedir. Kuyu
sahipleri zaman zaman başka çiftçilere sulama suyu satmaktadır. İlgili
kuruluşların çiftçilere uygulamalarını önerdikleri sulama takvimi
dışında ve aşırı su tüketimi gerçekleşmektedir. Saha etütleri esnasında
bir sulama döneminde (Haziran-Eylül) 3-4 ay sürekli, su çıkartılan
kuyular tespit edilmiştir. Sonuç olarak; yeraltı su seviyesi hızla
çekilerek Güneşli, Eskil ve Eşmekaya çevresindeki bir çok kaynağın
kurumasına neden olunmuştur. Çok kısa sürede gerçekleşen bu çekilme,
suyun ekonomik ve ekolojik anlamda kullanabilirlik ihtimalini
azalmaktadır.
Sonuç
olarak, tarım sahalarının sulanması bilimsel metot ve teknikler ile
yapılması gerekir. Sulama faaliyetleriyle sorumlu olan kurumların
denetim ve rehberliklerinin sürekli hale getirmeleri, kırsal nüfus ile
diyalog kurma yöntemlerindeki çeşitlilik arttırılmalıdır.
Sulu
tarım bahsi içerisinde belirtildiği gibi yeraltı su seviyesinin hızla
tüketilmesi sonucu kuru tarım sahalarının, sulu tarım metotlarına göre
yapılması da zorlaşmaktadır. Kuru tarım, tarlaların yıllık nadasa
bırakılmasına neden olmaktadır. Önemli oranda tarım arazisi
değerlendirilmeyerek, kırsal yerleşmelerdeki ekonomik yapıyı da olumsuz
etkilemektedir. Böylece araştırma sahasındaki kuru tarım arazileri ova,
plato ve tepelik sahaların toprak verimlilik sınıfı da dikkate alınarak
bilimsel metod ve tekniklerinin geliştirilmesi gerekmektedir.
Eskil-Eşmekaya
ve Eskil’in yaylalarında görüldüğü gibi, yeraltı sularının büyük ölçüde
azalmasına bağlı olarak meralar kurumuş ve köylüler küçükbaş
hayvanlarını satmak zorunda kalmışlardır. Küçükbaş hayvan sayı günden
güne azalmakta olup bunun yerini büyükbaş hayvan sayısı almaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder